2009-11-03

Bir Dizi Tespit

İlk olarak Married With Children ile yaptığım tespiti yazmak sonunda aklıma geldi:

Yazanı, çizeni, oynayanı iyi olduktan sonra, bir dizi, her türlü meslek ve olayı ilginç gösterebiliyor.

O değil de, doktor ve polis Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğü memuru olmak isteyen çocuklarda bir artış görülmüş müdür son senelerde?

Tatilde, senelerden beri ilk defa olarak uzun süreli* televizyon izleme fırsatım oldu. Yeri gelmiş gibi olurken, o zaman yaptığım bir tespiti de aktarmak isterim: (Not aldığım kağıdı bulursam birkaç şey daha yazacağım.)

TRT'de bir yarışmada büyüyünce ne olmak istediği sorulan bir çocuk, gözümün önünde "astronom" cevabı verdi. Ben küçükken bu sorunun doğru cevabı "astronot" idi.

Kabak'ta, ortalık yerde dans ettikten sonra, annesine "anne, balerinlik iyi para kazandırıyor mu?" diyen küçük kız çocuğu geldi aklıma ister istemez.

Nasıl yetiştiriyorsunuz bu çocukları?

--
*: 10 dakikadan fazla mesela.

2009-10-03

Bunu biliyor muydunuz?

El kaldırın: TBMM tutanaklarının internette* bulunabildiğini kim biliyor?

Meclisimizin çok güzel bir web sitesi var: http://www.tbmm.gov.tr/
Burada, son dönem kanun tasarı ve teklifleri ile beraber, son 4 dönemin (1996-2009) meclis tutanakları da mevcut.

Mesela, vicdani ret kanun teklifi ve bu teklifin metnini bulabiliyoruz.

Peki: TBMM tutanaklarında Avast'ın† geçtiğini kim biliyor? CHP Uşak Milletvekili Osman Coşkunoğlu'nun, internete yargıdan bağımsız sansürü getiren 5651 No'lu kanun tasarısının kabulü esnasında yaptığı, tasarıya karşı çıkan konuşmaların ilkinde var. Vaktiniz varsa, TBMM 22. Dönem 5. Yasama Yılı 99. Birleşim (04 Mayis 2007 Cuma) tutanaklarına bakınız derim. 75. sayfa sonrasında Coşkunoğlu'na hayran kalmamak elde değil. Ayrıyeten, mecliste vizyon ve mantık sahibi bir vekil olmasının nasıl bir şey olduğu da görülebiliyor. (Refere ettiği sivil toplum kuruluşlarıyla beraber kendisinin söylediklerinin kaale alınmaması başka bir şey tabi.)

--
*: William Gibson'ın örneğini alarak, bundan sonra internet ve tv gibi kelimelere cins isim muamelesi yapacağım.
†: Evet, antivirüs olan.

2009-09-28

Yeni Kelimeler 3

Kılavuz Karga: Kötü tavsiye veren veya kötü yola sürükleyen arkadaş.

Manüpoz / Manüplay: Normal hayatı askıya alıp alternatif bir yaşayışa girme ve çıkma durumları. Örn:
"Tatil dönüşü işten de çıkınca kendimi manüpoza sokmuştum. Sonra sen geldin beni manüplay ettin."

Fotostop çekmek: Sosyal web sitelerinin fotoğraf bölümlerini tatil/eğlence resimleriyle dolduran arkadaşın fotoğraf makinesini kırma eylemi.

2009-08-28

Alıntı: Terry Pratchett - Discworld - Small Gods

"That's a funny thing," said Om. "Winners never talk about glorious victories. That's because they're the ones who see what the battlefield looks like afterward. It's only the losers who have glorious victories."

2009-08-24

Alıntı: Terry Pratchett - Discworld - Small Gods

Where do gods come from? Where do they go?

Some attempt to answer this was made by the religious philosopher Koomi of Smale in his book Ego-Video Liber Deorum, which translates into the vernacular roughly as Gods: A Spotter's Guide.

People said there had to be a Supreme Being because otherwise how could the universe exist, eh?

And of course there clearly had to be, said Koomi, a Supreme Being. But since the universe was a bit of a mess, it was obvious that the Supreme Being hadn't in fact made it. If he had made it he would, being Supreme, have made a much better job of it, with far better thought given, taking an example at random, to things like the design of the common nostril. Or, to put it another way, the existence of a badly put-together watch proved the existence of a blind watchmaker. You only had to look around to see that there was room for improvement practically everywhere.

This suggested that the Universe had probably been put together in a bit of a rush by an underling while the Supreme Being wasn't looking, in the same way that Boy Scouts' Association minutes are done on office photocopiers all over the country.

So, reasoned Koomi, it was not a good idea to address any prayers to a Supreme Being. It would only attract his attention and might cause trouble.

2009-08-22

Alıntı: Terry Pratchett - Discworld - Small Gods

He also got visited by some of the most powerful men in the Church's hierarchy.

Not, of course, the six Archpriests or the Cenobiarch himself. They weren't that important. They were merely at the top. The people who really run organizations are usually found several levels down, where it's still possible to get things done.

2009-08-19

Yeni Kelimeler 2

Zıvanadam: Deliliği benimsemiş arketipik karakter. Örn:
"Bak bakayım, abin Zıvanadam, çıkmış mı."

Kaba Sutra: Gelişmiş ve daha sert pozisyonların bulunduğu, Kama Sutra'nın ikinci cildi. Örn:
"Bu senin Bin Tane Oturulacak Yer Varken Gelip Kıçımın Dibine Girme ve Sıkıştırma pozisyonu Kaba Sutra'dan mı?"

Deyyus ex Machina: Bilgisayar başında oturmaktan sosyal becerilerini kaybetmiş insan.

Götlal Esi: Sevilmeyen insanla yapılmakta olan diyaloğu kesmek için verilen her cevaptan önce koyulan sus, sessizlik.